
Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin Dikmen Vadisi projesindeki 400 milyon dolarlık arazi için kök muris Akkız Aydoğan'ın mirasçıları dava başlattı.
Önemli Noktalar:
- Ankara'da, Akkız Aydoğan'ın mirasçıları, Dikmen Vadisi Kentsel Dönüşüm Projesi alanındaki değerli arazilerin mülkiyeti için Hazine ve Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne (ABB) dava açtı.
- Dava konusu olan toplam 87.422 metrekarelik arazinin güncel piyasa değerinin yaklaşık 400 milyon dolar olduğu ifade ediliyor.
- Mirasçılar, arazilerin geçmişte ailelerine ait olduğunu ve Hazine ile ABB adına yapılan tescil işlemlerinin hukuka aykırı ("yolsuz tescil") olduğunu iddia ediyor.
- Davacılar, mevcut tapu kayıtlarının iptalini ve arazinin mirasçılar adına tescilini, bu mümkün olmazsa arazinin bedelinin ödenmesini talep ediyor.
- Davacı avukatı, ellerinde kök tapu bulunduğunu ve arazinin eskiden beri aile tarafından kullanıldığını belirterek, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini savunuyor.
- Arazilerin bulunduğu alanda ABB tarafından arsa karşılığı inşaat ihalesi yapıldığı ve hukuki süreç başlatıldığı belirtildi.
Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin (ABB) yürüttüğü Dikmen Vadisi Son Etap Kentsel Dönüşüm Projesi sınırları içinde kalan ve güncel değerinin 400 milyon dolar olduğu belirtilen, toplam 87 bin 422 metrekare büyüklüğündeki araziyle ilgili olarak, arazinin kök sahibi (kök muris) olduğu iddia edilen Akkız Aydoğan'ın mirasçıları tarafından bir dava açıldı. Haydar Karaçavuş tarafından Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunulan dava dilekçesinde, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ankara Büyükşehir Belediyesi davalı olarak gösterildi. Dilekçede, Dikmen bölgesinde yer alan üç farklı ada ve parseldeki arazinin 'Yolsuz tescil' (hukuka aykırı tapu kaydı) işlemiyle davalı kurumların mülkiyetine geçirilmesinin hukuka aykırı olduğu savunuldu.
Mirasçılardan Hukuki Mücadele: 'Yolsuz Tescil' İddiası
İhtiyati tedbir talebi de içeren davada, kök muris mirasçıları adına tapuya kaydedilmesi istenen 3 ayrı ada-parseldeki arazilerin vasıfları; 29259 ada 1 parsel (57 bin 271 metrekare arsa), 29260 ada 1 parsel (16 bin 907 metrekare arsa) ve 29259 ada 2 parsel (13 bin 244 metrekare lise alanı) olarak belirtiliyor. Davaya konu olan arazilerin toplam alanı 87 bin 422 metrekareyi buluyor. Dava dilekçesinde, bu üç arazinin hukuka aykırı tescil işlemlerinin iptal edilmesi ve kök muris Akkız Aydoğan'ın mirasçıları adına tapuya tescil edilmesi, eğer bu mümkün değilse arazilerin güncel bedelinin belirlenerek mirasçılara ödenmesi talep edildi.
Avukat Gündüz: 'Mülkiyet Hakkına Haksız Müdahale'
Davacılar adına konuşan Avukat Nesligül Gündüz, Çankaya ilçesine bağlı Dikmen Mahallesi'ndeki söz konusu taşınmazların asıl sahibinin (kök muris) Akkız Aydoğan olduğunu ve yasal mirasçılarının Aydoğan ailesi olduğunu belirtti. Avukat Gündüz, süreci şöyle özetledi: "Taşınmazlar uzun yıllardır Aydoğan ailesi tarafından gerek özel mülkiyet, tarım veya hayvan otlatma gibi amaçlarla kullanılmışken ardından geçen sürede Hazine ve Belediye adına hukuka aykırı şekilde tescil edilmiştir. Bu tescil işlemlerinde taşınmazın mülkiyet yapıları, kadim kullanımı dikkate alınmadığı gibi yasal mirasçılara herhangi bir bildirimde de bulunulmamıştır. Bu durum Aydoğan ailesinin mülkiyet hakkına yapılmış haksız müdahaledir. Araziler 1987 ile 1990 yılları arasında Hazine tarafından kendi adına tescil ediliyor. 2012 yılında da Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne devredildiğini belirledik. Dosyamızda bu arazilerin Akkız Aydoğan ve mirasçılarına ait olduğuna dair kök tapu da mevcut".
Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin Dikmen Vadisi Son Etap Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı'nın bu parselleri de kapsadığını ifade eden Avukat Gündüz, bu alanda arsa karşılığı inşaat yapılmasına yönelik ihalenin bu yıl 13 Şubat'ta gerçekleştirildiğini açıkladı. Söz konusu arazilerin güncel değerinin yaklaşık 400 milyon dolar olduğunu vurgulayan Gündüz, "Hukuka aykırı tesciller sonrasında taşınmazlar üzerinde birden fazla kez imar uygulamaları yapılmış, kat irtifakları tesis edilmiş, akabinde iptal edilmiştir. Şu zaman diliminde taşınmazların üzerinde herhangi bir yapı da bulunmamaktadır. Başlatmış bulunduğumuz hukuki süreçte tüm bu hususlar ispatlanacak olup, Aydoğan ailesinin mülkiyet hakkına yapılan bu haksız müdahalenin bağımsız Türk mahkemelerince giderileceği konusunda inancımız tam" şeklinde konuştu.
Dava Dilekçesindeki Hukuki Gerekçeler
Dava dilekçesinde, taşınmazların asıl sahiplerinin (kök muris) mülkiyet hakkı bulunduğu ve çok eski zamanlardan beri (kadimden beri) kök muris ve mirasçıları tarafından kullanıldığı belirtilerek, bu taşınmazların kök murisinin Akkız Aydoğan olduğu vurgulandı. Bu iddianın, dosyaya eklenecek olan tapulama tutanakları, tahrir defteri kayıtları, kök tapu kayıtları ve arşiv belgeleriyle kanıtlanabileceği ifade edildi. Davacı Haydar Karaçavuş'un da kök murisin alt soyundan geldiği ve yasal mirasçısı olduğu kaydedildi. Dilekçede ayrıca, hava fotoğrafları ve eski haritaların incelenmesi durumunda, taşınmazın bir bölümünün uzun yıllar boyunca kök muris Akkız Aydoğan'ın yasal mirasçıları ve Dikmen köyü sakinleri tarafından hayvan otlatma ve mera alanı olarak, diğer kısmının ise özel mülkiyet ve tarım amacıyla kullanıldığının anlaşılacağı belirtildi.
Yapılan tescil işlemlerinde arazinin bu kullanım biçiminin dikkate alınmadığı, Hazine ve Belediye adına hukuka aykırı bir şekilde tescil edildiği savunulan dilekçede, söz konusu parsellerin tamamının müvekkillerin aleyhine olacak şekilde elden çıkarıldığı ve müvekkilin özel mülkiyet alanlarının göz ardı edildiği ifade edildi. Bu durumun müvekkilin özel mülkiyet hakkına bir tecavüz niteliği taşıdığı vurgulanırken, alınacak bilirkişi raporları, yerel bilirkişi (mahalli bilirkişi) incelemeleri ve yapılacak keşifler sonucunda arazilerin özel mülkiyete ve tarımsal faaliyetlere konu alanlar olduğunun ortaya çıkacağı kaydedildi. Dilekçede, yapılan tüm idari işlemlerde taşınmazların geçmişteki mülkiyet yapısının araştırılmadığı, taşınmazlar üzerinde birden fazla kez imar uygulamaları yapıldığı, kat irtifakları kurulduğu ve bunların 1 Ekim 2024 tarihinde iptal edildiği belirtilerek, tapu sicilinde gerçekleştirilen tüm bu işlemlerin Medeni Kanun'un 1025. maddesi uyarınca 'Yolsuz tescil' oluşturduğu savunuldu.
Tapu Kayıtları ve Bilirkişi İncelemesi Talebi
Taşınmazların geçmişteki kullanım şekilleri ve kök tapu kayıtlarının kök muris Akkız Aydoğan ve mirasçılarına ait olduğu yinelenerek, Ankara Çankaya Tapu Müdürlüğü'ne ve diğer ilgili kurumlara yazı yazılarak kök tapu kayıtlarının, tahrir kayıtlarının, hava fotoğraflarının, tesis kadastro tutanaklarının, vergi kayıtlarının, imar parselasyon planlarının ve bilirkişi raporlarının dosyaya getirtilmesi talep edildi. Ayrıca, mahkeme tarafından yerinde keşif yapılması, taşınmazların geçmişteki kullanım durumları ve kök tapu kayıtları incelenerek hukuki durumlarının netleştirilmesi istendi. Bu deliller ışığında, taşınmazların kök tapu sahibinin Akkız Aydoğan olduğu, çok eski zamanlardan beri (evveliyattan beridir) kök tapu sahipleri ve yasal mirasçıları tarafından kullanıldığı ve yapılan tescil işlemlerinin hukuka aykırı olduğunun kanıtlanabileceği ifade edildi.
Kaynak: KRTTV